Ara

Pavlov'un Köpeği ve Klasik Koşullanma Deneyi

Deneyin sahibi İvan Pavlov. Fizyoloji ve psikoloji alanındaki çalışmaları ile ve Pavlov’un Köpeği olarak bilinen ünlü deneyi ile tanınıyor.


Kendisine ününü kazandıran deneye geçmeden önce, birazcık günlük yaşamdaki davranışlarından ve günlük işlere karşı olan kayıtsızlığından bahsetmek gerekli.


İvan Pavlov, doğru ve kesin bilgiyi her şeyin üstünde tutan, bilim alanındaki başarılarıyla gerçek anlamda devrimci bir ruha sahipti. Hayatını resmen bilime ve kurucusu olduğu psikofizyoloji ve deneysel psikoloji alanlarına adamıştır; çalışmalarına neredeyse hayatının son anına dek ara vermeden devam etmiştir.


Kendisini bilime ve doğru bilgiye bu kadar adamanın bedelini ise günlük işlere karşı olan vurdumduymazlığı ile ödemiştir.


Günlük işlerle hiç ama hiç ilgilenmez, bilimle alakasız olan güncel olayları takip dahi etmezdi.


Hatta 1917 de Bolşevik devrimi olduğu gün, laboratuvara 10 dakika geç gelen asistanlarına hangi sebeple geç kaldıklarını sorar. Onlar da ‘’Bugün devrim oldu, dışarısı çok karışık. Duymadınız mı yoksa'' derler. Pavlov ise ‘’dışarıda olan şeyler bizi ilgilendirmez, işimize bakalım’’ cevabını verir.

İvan Pavlov’un yaptığı deneyler ve elde ettiği sonuçlar, dönemin Sovyet Hükümetinin de ilgisini çekmişti.

II. Dünya Savaşı sırasında Almanlarla girilen mücadelede oldukça zor durumda olan Sovyetler, Alman tanklarına karşı önlem alamıyor, teçhizat bakımından düşmanın çok gerisinde kalıyordu. Alman tanklarının ilerleyişini durdurmak zorunda olan Sovyetler, hiç beklenmedik bir kişiden, İvan Pavlov’dan yardım istedi. Çünkü Pavlov, dönemin klasik şartlanma konusunda 1 numaralı ismiydi. Pavlov da kendisine gelen bu teklifi reddetmedi ve uzun bir müddet unutulmayacak bir plan yaptı. Köpek ordusunu oluşturdu. Plan ise oldukça basitti.

Pavlov, yüzlerce köpekten oluşan bir barınak inşa ettirdi. Barınaktaki köpeklere uzunca bir süre –yaklaşık 10 gün- hiçbir şey yedirmedi, aç bıraktı köpekleri. Köpekleri bu uzun açlık döneminde ara ara kafeslerinden dışarıya saldı. Köpekler de açlığın getirdiği saldırganlıkla, yemek aradı. Fakat hiçbir şey bulamadılar.


Köpekler, artık tamamen bitkin düşmüş ve açlıktan ne yapacaklarını bilemez haldeydiler. Pavlov, planın ikinci adımına geçti. Açık alana tanklar getirildi. Fakat bunlar normal tanklar değildi, altlarında et saklıydı.


Açlıktan artık perişan olan köpekler de hemen bu tanklara koştular ve eti buldular. Karınları doyan köpekler için tekrar açlık günleri başlayacaktı. Bundan sonra köpekler her açık alana salındıklarında, tankın altında et olsun ya da olmasın tanklara koşmaya başladı. Kısacası, şartlanma olayı gerçekleşmişti.


Sıra artık planın son aşamasındaydı. Günlerce aç bırakılan köpekler, savaş alanına bırakıldı. Üzerlerine bombalar bağlanarak.. Savaş alanında tankları gören köpekler yemek bulma umuduyla, doğruca Alman tanklarına doğru koşuyor ve tankın altına girdiklerinde ise Ruslar tarafından patlatılıyordu. İşte bu strateji, savaşın sonucunu değiştirdi. Ruslar, hiçbir teçhizat kullanmadan, Almanların meşhur tanklarına karşı galip gelmişti.


Ortada bir de garip paradoks var ve köpeklerin bilincini öğrenemediğimiz sürece de çözülemeyeceğe benziyor.


Bazı otoritelere göre de şartlanan köpek değil, Pavlov. 


Bu deneyde şartlı reflekslendirilen, her zil çaldığında salyası akan köpek mi yoksa her zil çaldığında köpeğine yemek veren Pavlov mu? 


Köpeği, Pavlov’u kandırıyor olabilir mi? 


Kendi içinden ‘’Pavlov şartlandı, salya aktıkça bana yemek veriyor’’ diyebilir mi?


Aslında şartlı reflekslendirilen köpek değil de, Pavlov olabilir mi?


Kaynak: https://onedio.com/haber/


#pavlov #psikoloji #koşullanma #şartlı

27 görüntüleme

Hayata ve yaşama dair, sağlık, dizi, film, anne, hamilelik, çocuk, bebek, yemek, ekonomi, bilim, teknoloji, spor, satranç, hayvanlar, kadın, erkek ve daha niceleri hakkında merak edilen tüm içerikler haayat'ta.
İlham ve Yaşam Kaynağınız | haayat

©2020 www.haayat.com

info.haayat@gmail.com

'temizyürek's